Psikiyatri’nin Zor Savunması

Psikiyatri, Nöroloji, Dahiliye ve Cerrahi , yıllık  İnsanoğlu Tıp Büyük Genel Kurulunda biraraya geldiler.

Cerrahi : Sevgili arkadaşlar, sadece daimi üyelerimizin katıldığı bu toplantıyı, oturum başkanı olarak açıyorum, hepiniz hoş geldiniz. Hemen gündem maddelerine geçiyorum ve Psikiyatri’den başlamak istiyorum. Sayın Psikiyatri, sizin için verilen soru önergeleri çok birikti, o nedenle bu toplantının ilk oturumu sizin için zor geçecek onu önceden bildirmek isterim ki hazırlıklı olunuz.

Psikiyatri : Tabii ki, Sayın Başkan, hazırlıklıyım, buyrun lütfen.

Dahiliye : Son yıllardır psikiyatriye verilen soru önergelerinden başka bir şey konuştuğumuz yok zaten. Kurul gündemini çok fazla meşgul etmiyor mu sizce?

Cerrahi : Efendim, Kurul Gündemi sorunlara odaklıdır, bildiğiniz üzere, gelişmesinde sıkıntıları olan departmanlara ağırlık veriyoruz.

Psikiyatri : Durumun farkındayım efendim, departman olarak elimizden geleni yapıyoruz.

Cerrahi : Sayın Psikiyatri, departman gelişimindeki ciddi irtifa kaybı son 30 kurula damgasını vurdu. Bugün hiçbir ilerleme sağlamadığınızın tespit edildiği bazı maddelerde size verilen son tarihleri üst üste kaçırmaktasınız. En önemli eleştirilerden birisi, var olduğunu iddia ettiğiniz bazı tanıların Tıp içinde olduğuna dair yeterli veri getirememenizdir. Doğa Bilimleri Genel Kurulu geçtiğimiz yıl içinde sizin akademik alanınızla ilgili ikinci defa protesto çekmiştir. Bilim Uyumsuzluğu Protestosu tıpta ağır bir uyarıdır ve sizden başka herhangi bir alana yaklaşık 50 yıldır çekilmiyor. Bu durum Magnus Rationale tarafından da çok büyük rahatsızlıkla karşılanmıştır.

Psikiyatri : Sayın Büyük Kurul Daimi Üyeleri, Sayın Başkan, hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim, hepinizi saygıyla selamlarım. Ayrıca aramızda olmayan diğer Tıp Departman Yönetimlerine de sizin huzurunuzda saygılarımı yollarım. Biz departman yönetimi olarak elimizden geleni yapmaktayız. Ancak departman içinde uyumsuz akımlar varlığını ve etkisini sürdürmektedir. Bu akımları derleyip toparlamak için yaklaşık 10 yıldır ciddi bir çaba içindeyiz, ancak eski jenerasyon ile ilgili büyük sürtünme var, bilimsel veritabanı eksikliğini suistimal etmeye devam etmekteler ve karşı koymakta zorlanıyoruz. İlerleyişteki sürtünmenin esas kaynağı budur.

Cerrahi : Bu konuyu daha önceki kurullarda da konuştuk, geçen toplantı gündeminde belirlenen ilerleme hedeflerinin hangi basamaklarında sorun oldu, doğrudan bu detaylara indebilirsek vakti daha iyi kullanabiliriz.

Psikiyatri : Efendim, tabii ki, şöyle devam edeyim. Deskriptif sistemden çıkmak üzereyken son 30 yılda iki defa engellendik, üçüncü kere de engellenmek üzereyiz, ne yazık kı. Departman yönetimi tamamen Büyük Kurul paralelinde daha önceki toplantılarda belirlenmiş olan eylem planını uygulamak için gayret etmekteydi. Halen yaygın kullanılan DSM deskriptif kılavuzunun mevcut durumunu değiştiremiyoruz. Departman içinde çok güçlü etkisi olan bir akım bunun devamını istiyor.

Nöroloji : Sayın Psikiyatri, bu konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkürler, ancak bu DSM sistemini sizin bilimsel kurullarınız hazırlamıyor mu?

Psikiyatri : Evet, Sayın Nöroloji, tamamen bilimsel akımlar bu konuda liderlik etmekteler. Ancak, bu kılavuzu bilimsel olmayan akımların tacizinden koruyamıyoruz. Doğa Bilimleri Genel Kurulu‘nun protestolarını buraya odaklıdır.

Nöroloji : Biraz açar mısınız, örnek vererek?

Psikiyatri : Tanımlamaya yönelik olan bu kılavuza bir durumun tarif edilip dahil edilmesi için bir akımın fikir birliğine varması yeterli oluyor.

Dahiliye : Olması gereken de bu değil mi, sayın Psikiyatri, bizim departmanda bu şekilde hazırlanmış bir sürü kılavuzumuz var.

Psikiyatri : Öyle tabii, ancak sizin kılavuzlarınızdan temel farkı, bu kılavuza bir şey koyabilmek için yeterince güçlü bir  fikir birliği yeterli oluyor, bilimsel veri getirme şartı aranmıyor, lakin sadece tanının güvenilirliği için üretiliyor, tanının ortaya çıkması için gerekli nedenleri irdeleme zorunluluğu koymuyor.

Cerrahi : Anlamadım?

Psikiyatri : Şöyle efendim, açıklayayım. Bir kaç kişi biraraya geliyorlar, ve şu durum var diyorlar, hastalara soruyorlar, hastalardan aldıkları yanıtlara göre bir kavram tarif ediyorlar, doğa bilimlerinden hiçbir kanıt getirmeden üzerinde anlaştıkları tarifi bu listeye sokabiliyorlar.

Dahiliye : Bu çok ciddi bir ihlaldir. Bu nasıl olabilir? Sayın Nöroloji, siz de böyle mi çalışıyorsunuz?

Nöroloji : Ne münasebet efendim. Olur mu öyle şey. Sayın Psikiyatri biz bunları sizle sık konuşuyoruz, ben bu konuya yabancı değilim ama sizin bu kılavuzun tamamı böyle değil, öyle değil mi?

Psikiyatri : Elbette hayır. Kılavuzun büyük bir kısmı doğa bilimlerine referanslar verilerek yapılan tariflerden ve kriterlerinden ibarettir. Bahsettiğim durum kılavuz tacizleri, genellikle hep aynı  küçük akımlar tarafından yapılmaktadır. Bu gibi akımlar kılavuzu istismar etmeye devam ediyorlar.

Nöroloji : Ben bu kılavuzu bildiğimi sanıyordum ama kafam karıştı şimdi. Bu kılavuza hakkında hiçbir veri getirmeden nasıl bir durum sokulabilir o kısmını açıklayabilir misiniz?

Psikiyatri : Efendim, bizim tanı için kullandığımız bulguların bir kısmı biliyorsunuz hastaya sorularak elde ediliyor. Bunların bir kısmı başka biyolojik verilerle uyumlu oluyor, bir kısmı olmayabiliyor.  Hastanın söyledikleri üzerinden sürekli varsayım ve felsefe yapmak isteyenleri engelleyemiyoruz. Bu kişiler “hasta öyle dedi” diye diyorlar, fikir birliğine varıp her şeyi kılavuza sokuyorlar.

Dahiliye : Sayın Nöroloji sizde de böyle bir sıkıntı var mıdır?

Nöroloji : Biz de hastanın söylediklerini dinleriz elbette , bunlar da veri olabilir de, bunun başka kollateral organ bulguları ile desteklenmesi gerekir. Ben bunu pek anlamadım. Bu şekilde her kafadan-serbest-atılan kılavuza girebilir o halde?

Psikiyatri : Maalesef, engel olamıyoruz. Kılavuz ilk çıktığı güne göre neredeyse 4 katına çıktı, içine sürekli muhtemelen aynı durumların değişik varyantları olan ya da hiç olmayan şeyleri dolduruyorlar, ve dünya genelinde departman uzmanlarımızı bu şekilde yetiştiriyorlar.  Ve işin daha sıkıntılı kısmı bu “bilimsel tibbi yaklaşım” olarak kamufle olmuş durumda, Doğa Bilimleri Genel Kurulu‘nun uzun süre bu durumu ihmal etmesi bu sebepten oldu. Kılavuzun içindeki bazı saçmalıkları görünce hayal kırıklığına uğradılar, protesto oradan geldi.

Cerrahi : Sayın Psikiyatri, bu kılavuzun bir alternatifi yok mudur?

Psikiyatri : Dünyada kılavuzu kullanmayanlar var, değişik kılavuzlar da var. Ancak en yaygını bu kılavuz. Bu noktada, kılavuzun değişmesinden daha önemli olan bir yaklaşım reformuna ihtiyacımız olduğudur, bu yönde ciddi bir akım var, ancak yeterli destek bulunamıyor, değişim zor olduğu için deskriptif aşamadan bir diğer aşamaya geçmek için gerekli momentum yakalanamıyor. Yaklaşım reformu yapılamadığı için meslek uzmanları kılavuzlara mahkum bir şekilde düşünmeye zorlanıyor ve özgür bir hekim gibi düşünemiyorlar. Bu da departmanı hayalperest filozofların elinde oyuncak ediyor. Kimi akım takipçileri insan anatomisinden dahi bihaberler ama insan bedeninden başka her şeye ilgileri var.

Cerrahi : Bu yaklaşım reformu dediğiniz nedir, bu sorunları çözebilecek mi, ve Doğa Bilimleri Genel Kurulu‘nun koyduğu protestoları kaldırabilecek midir?

Psikiyatri : Sanıyorum evet. Doğa Bilimleri Genel Kurulu‘nun itirazları, kılavuz içinde resmi kabul edilmesine rağmen hakkında hiçbir veri olmayan durumlar için geçerliydi, bu kılavuzu yeniden Doğa Bilimleri Kurulu’nun önerileri çerçevesinde düzenleyebilirsek o takdirde bu kılavuza isteyen istediğini sokamaz hale gelecektir.

Dahiliye : Peki nasıl bir sınıflamadan söz ediyorsunuz?

Psikiyatri : Sınıflamadan çok psikiyatri departmanının yeni bir yaklaşıma ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Bu yaklaşım beyne bir organ olarak bakabilme yaklaşımıdır.

Nöroloji : [kıkırdayarak] Siz ne olarak bakıyordunuz ki Sayın Psikiyatri ?

Dahiliye : Evet, ben de onu soracaktım…

[uğultular]

Cerrahi : Sayın Üyeler, sayın Üyeler, lütfen sessiz olalım. Buyrun Sayın Psikiyatri, devam ediniz.

Psikiyatri : Sayın üyeler, bizim departmanın sizlerinkinden farkı var, bizim uğraştığımız organın işlevlerinin çıktılarını nasıl oluşturduğu konusunda nedensel bilgilerimiz halen çok eksik, organ-işlev süreksizliği kavramı halen ne yazık ki acı bir şekilde geçerliliğini koruyor,  bu nedenle şu noktaya kadar sadece deskriptif şekilde yaklaşıyorduk, ama şu noktada elimizde daha çok bilimsel veri var,  yeniden organa dönebileceğimiz, problemlerin en azından bir kısmını organda tarif etmeye başlayabileceğimiz bir noktaya geldik. Bunu uygulamada yapan akımlar var ama çoğu lokal departman bünyesinde  ve çoğunluğu sağlayamıyoruz, özellikle eski jenerasyondan köken alan status quo devam ediyor.

Cerrahi : Sayın Psikiyatri, bakın bu noktaları geçen toplantıda da konuşmuşuz. Tutanaklarda var, bakın isterseniz, burada. Aynı gerekçeleri söylemişsiniz ve kendiniz bunları halledeceğinize dair teminat vermişsiniz. Bu defa eylem planını beraber hazırlamamız gerektiğini bildirmek isterim. Ne yapılması gerekiyor bu reform için, tüm kaynakları devreye sokalım. Magnus Rationale‘den tam desteğimiz var, lakin herkesin dikkatleri sizin üzerinizde toplanmaya başladı artık, sanırım farkındasınızdır, oturduğunuz koltuğun bazı gerekleri vardır.

Psikiyatri  : Sayın Başkan, durumun tamamen farkındayım, efendim. Yalnız bu değişimin olamamasının en önemli nedeni yukarıda bahsettiğim üzere eski jenerasyon ekollerdir.

Nöroloji : [kıkırdayarak] Analistler, oralistler, vajinalistler…, bu böyle gider.

Cerrahi : [Boğazını temizler] Öhö, öhö, Sayın Nöroloji, lütfen izin verin tamamlasın efendim.

Psikiyatri : Sayın Nöroloji, bu şekilde küçümseyici ifade kullanmanız hoş değil. Bakın çok uzun süredir departmanımız mücadele ediyor, herkesin çok emeği olmuştur. Tarihsel emeği hor görmeyelim. Biz herkesi korumaya çalışıyoruz.

Nöroloji : Neyi korumaya çalıştığınızı öğrenebilir miyiz , sayın Psikiyatri?

Psikiyatri : Efendim, bakınız, eski akımların günümüze getirdiği önemli kavramlar var. Ama problem şu ki, bunların küçük bir kısmını koruyabilmek için çok fazla riske giriyoruz, işe yarar çok küçük bir birikim vardır, o birikimi kurtarıp gerisini tıptan çıkarmamıza izin vermiyor bu akımlar. Tamamına  sahip çıkıyorlar. Bu akımla mücadele edemiyoruz, çünkü halen çok etkili noktalarda varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar ve gelişimin sürekli önünü tıkıyorlar.

Nöroloji : Gelişimin nasıl önünü tıkıyorlar, siz işinize bakamıyor musunuz, yeni bilgileri bilimsel yolla elde etmenize bir engel mi var?

Psikiyatri : Efendim, iş o kadar basit değil. Bakınız, yeni araştırma yollarına girebilmek için akımların tamamının  zihniyetinin değişmesi gerekiyor. Bu zihniyet halen sorunları ve çözümleri Doğa Bilimleri’nde değil de “hayal” bilimlerinde arıyor.  Üstelik departmanımız dışında onaylamadığımız bir ortamda tarikatlaşma sürecinde faaliyetlerine devam ediyorlar, hastane dışında bizim onaylamadığımız şekilde hasta tedavisi yaparak, departmanın saygınlığını çok ciddi derecede tehlikeye atıyorlar.

Nöroloji : Bu adamların söylediklerinin hepsi hayal mi yani? Öyleyse siz 100 yıldır ne yaptınız Sayın Psikiyatri?

Psikiyatri : Asla öyle düşünmüyoruz, tersine çok ciddi bir felsefî topluluk oluşmuş durumda departman içinde ancak bu akım değerli düşünceler üretebilse de tıp içinde işe yaramıyor, tıbbi akademik alanlardan tamamen atılmış durumdalar, ama sosyal alanlarda da değiller, bu da departmanımıza  çok ciddi kan kaybettiriyor, yeni bir şey üretmeden kaynakları sömürmeye devam ediyorlar.  Biz bu akımlarla ilgili olarak Sayın Felsefe ile konuştuk, kendisi bu akım sahiplerini evlatlık almak istiyor, ama bu akım sahipleri Psikiyatri içinde olmakta ısrarlılar.

Dahiliye : Bizim departman da böyle bir evreden geçmişti, bayağı oldu tabii. Sayın Nöroloji,  sizin bu konuda bir katkınız olmaz mı, lakin Sayın Psikiyatri’nin dertlerinden en iyi siz anlarsınız gibi geliyor.

Nöroloji : Efendim, biraz açık konuşacağım kusuruma bakmayın. Bizim göreve geldiğimiz günden beri nasıl çalıştığımız bellidir. Sayın Dahiliye bilirler, onlarla tamamen benzer yaklaşımlarımız vardır. Departman içinde deskriptif aşamadan biz de geçtik, yanlız Sayın Psikiyatri’yi bir konuda eleştirmek istiyorum, bu eski jenerasyon akımlarla kendileri mücadelede başarısız oluyorlar diye buyurdular,  ancak biz Sayın Psikiyatri’nin departmanının işlerini yüklenmeye başladık son yıllarda. Bize DSM diyorsunuz, biz sizin DSM de tarif ettiğiniz sorunların bir kısmıyla son 5 yıldır giderek artan şekilde ilgileniyoruz Sayın Başkan, tutanakları çıkarsınlar, göreceklerdir. Her seferinde akımları ya da kılavuzları sıkıntıların kaynağı olarak öne sürüyorsunuz ama, biz sizin yapmadığınız işleri kılavuz falan kullanmadan yapmaktayız. Davranış {davranışsal nöroloji} alt birimimiz ile sizin DSM kullanarak geriyatrik psikiyatride tarif ettiğiniz durumları hiçbir kılavuz kullanmadan tanı ve tedavi etmekteyiz, Doğa Bilimleri Genel Kurulu da bu gelişmeleri tamamen onaylamış hatta bizi teşvik etmiştir…

Psikiyatri :..[keserek]  Ee, Sayın Nöroloji ..

Nöroloji : [keserek] Efendim, bir saniye izin verin bitireyim. Bakınız bu masaya oturuyorsunuz, halen insan bedeninde bir organla uğraştığınızdan yeni bahsetmeye çalışacağınızı söylüyorsunuz. DSM’in istismarından bahsettiniz. Bizim alt birimlerimize gelen bilgilere göre halen departmanınız bünyesinde ağızlarına Thomas Kuhn dolayarak sabah akşam paradigma değişimi kavramlarıyla havaya bilim felsefesi üfüren akımlar mevcuttur. Bu işin tek paradigması vardır, o da tıptır, organdır,  hepimizin yaptığı iştir. Bu Thomas Kuhn neyse, bir tek siz konuşuyorsunuz. Sorulan her soruya da ağdalı bir felsefe yaparak yanıt veren uygulayıcılarınız vardır. Sayın Felsefe bunları evlatlık alacaksa almalıdır, hekimlik böyle havaya konuşmakla olmaz.  Doğa Bilimleri Kurulu Raporu‘na bakınız, ilerleme katsayınız tatmin edici olmanın da aşağısında kabul edilemez bir aşamaya geldi, neredeyse sizin yapmadığınız işleri de biz yapacağız, yakında şizofreniyi de bize vereceksiniz,  departmanınız yeterince araştırma yapmıyor, bünyenizdeki bazı akımlar bilgiyi usülüyle arayacağı yerde felsefe yapmaya, kafadan-serbest-atarak tanı ve tedavi yapmaya, devam ediyorlar. Siz divana yatırıp keyif yapacaksınız diye bizim departman yükümüz giderek artmaktadır ve bu böyle devam edemez. Bakın,  biz sadece beyinle değil, sinir sisteminin tamamını sırtımıza yüklenmişiz, siz daha uğraştığınızın organ olup olmadığını falan tartışıyorsunuz. (!)  Biz hangi noktada nasıl birleşeceğiz sizinle, Magnus Rationale temel doktrinlerinde belirtilmiş birleşme hedeflerine göre bizim sizinle bir noktada birleşmemiz gerekiyor, ama siz acilen bir önlem almazsanız, yakında sizin yaptığınız tüm işler bize devrolacaktır, sizi  toptan Sayın Felsefe’ye evlatlık vereceğiz, haberiniz olsun, başka sözüm yok Sayın Başkan teşekkür ediyorum.

[homurtular]

Cerrahi : Sayın Üyeler, Sayın Nöroloji, sakin olunuz, efendim bir saniye, susunuz.

[homurtular devam eder]

Cerrahi : Sayın Üyeler [masaya vurarak] sessin olun istirham ederim. Sayın Psikiyatri, Sayın Nöroloji çok ciddi eleştiriler yöneltti, söz almak ister misiniz?

Psikiyatri : [Başını öne eğer] Sayın Büyük Kurul üyeleri, ve Sayın Nöroloji, gerçekten çok zor bir durumdayız, çok tarihi bir dönemden geçiyoruz. Sayın Nöroloji’nin işaret ettiği noktaların büyük kısmına üzülerek katılmaktayım. Ancak sizler nasıl bir durum içinde olduğumuzu tam olarak idrak edememektesiniz diye bir endişem de var. İlk önemli nokta departman bünyesine bilimsel veribankası  son yıllarda çok hızlı bir giriş yaptı, Doğa Bilimleri Genel Kurulu‘nun destekleri burada çok kilit rol oynamaktadır. Ancak bilimsel veribankası halen tam anlamıyla departman içinde kullanılır hale gelemedi, eskiden gelen alışkanlıklar,  terkedilemiyor, tıp yerine felsefe ile ilgilenenlerin yarattığı geçmişte kalan varsayım veribankasını kullanarak uygulama yapan bazı akımlar bahsettiğim gibi yeni gelen bilgiye çok büyük direnç gösteriyorlar, çünkü onların bildiklerinin çok büyük kısmı neredeyse tamamen tarih olmuş ve yeni bilgilerle değişmiştir, ya da yeniden düşünmemiz gereken veriler birikmiştir ama  bunu kabul edememektedirler, bildikleri onca şeyin varsayım olduğunu ve dahası işe yaramaz varsayımlar olduğunu onlara kabul ettirmemiz şu noktada imkanlı olmayan bir gayrettir, anlayabilirseniz, bu kişileri neredeyse mevcut bilgilerle yeniden yetiştirmemiz gerekmektedir, bu da gerçekleştirilemeyecek bir hedeftir. Bu nedenle departmanın ivme alması için ne yazık ki yeni jenerasyonu ve yeni anlayışı beklemek zorundayız, bu bizden bağımsız bir gerçektir ve bunun sizler tarafından anlaşılması çok kritiktir. Sizlerden zaman istiyorum. Anlamanızı istediğim diğer nokta, tam olarak bu aşamada eğitimin çok büyük önemi olduğudur, departmanın rotasının değiştirilmesi için felsefe ile vakit kaybetmeden uygulama yolunda işe yarayacak rasyonel bilimsel bilgiyi kullanabilen ve bilgiyi doğru yerde arayan bir jenerasyonun yetişmesi gerekmektedir. Bir de bu jenerasyonun eski akımlar tarafından etkilenmesinin önüne geçilmelidir, çünkü bu zihniyeti aşıladıkları yeni jenerasyon da bize zaman kaybettiriyor. Bu nedenle Doğa Bilimleri Genel Kurulu’nun yapacağı destek yetmeyebilir. Bu konuda Sayın Başkan huzurunda Magnus Rationale‘den eğitim için çok güçlü bir destek fonunun başlatılmasını talep ederim. Bu eğitim projesi tıp fakültesi öğrencilerini hedeflemelidir, çünkü psikiyatriye merak salacak öğrenciler, bu aşamada model aldıkları kişilerden gördüğü şekliyle psikiyatriyi sahiplenmektedir.Hepinizden bana biraz daha süre vermenizi ve  bana olan güveninizi kaybetmemenizi rica ederim. Sayın Başkan, Sayın Üyeler, İnsanoğlu Tıp Büyük Genel Kurulu huzurunda hepinizi saygıyla selamlarım.

Cerrahi : Sayın Üyeler, bu konuda başka söz almak isteyen yoksa,  yıllık oturumun birinci kısmını kapatıyorum. Sayın Dahiliye, diğer oturumda kanser başlığı altındaki ilerleme yetersizliği  için sizin savunmanızı alacağız. İkinci oturumda görüşmek üzere…

 

Dr.Ulaş Mehmet Çamsarı, Rochester, Minnesota, ABD,  3 Kasım 2012 Cumartesi

 

Kaynaklar:

1-Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders  DSM-IV-TR (fourth edition, text revision)
http://www.psychiatry.org/practice/dsm/dsm-iv-tr
2-Tasman, Textbook of Psychiatry, Wiley; 3rd Edition (2 Volume Set: Volumes 1 and 2) edition (June 17, 2008)
http://www.amazon.com/Psychiatry-Tasman-Allan/dp/0470065710
3-McHugh, Slavney, Perspectives of Psychiatry, 2nd Edition, Hopkins Press
http://books.google.com/books/about/The_Perspectives_of_Psychiatry.html?id=CGBMxWQ_pjMC
4-Beyond the DSM: The Perspectives of Psychiatry Approach to Patients
Matthew E. Peters, MD, Jacob Taylor, BA, Constantine G. Lyketsos, MD, MHS, and Margaret S. Chisolm, MD
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3357579/
5-Mental Illness — Comprehensive Evaluation or Checklist?
Paul R. McHugh, M.D., and Phillip R. Slavney, M.D.
N Engl J Med 2012; 366:1853-1855 May 17, 2012DOI: 10.1056/NEJMp1202555
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22591291

6-Bilimsel Devrimlerin Yapısı, Thomas Kuhn, 2nd Edition
http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/08/23/thomas-kuhn-bilimsel-devrimlerin-yapisi/

2 Comments

 Add your comment
  1. çok güzel..
    kutlarım …
    bunu ingilizce olarak amerikadaki bilimsel medyada yayınlama olanağı yok mu.?.
    çok veciz..çok çarpıcı
    Taner Çamsarı

  2. Eline sağlık
    George Orwell tadında harika bir yazı olmuş

Leave a Comment

Your email address will not be published.