Mutluluk ilaçla sağlanabilir mi?

X: Bilmem sağlanabilir mi?

Bence sağlanabilir.

X: Nasıl olacak?

İlaçlarınız serotonini, dopamini artırmıyor mu?

X: Öyle düşünüyoruz.

Ne demek öyle düşünüyoruz. Kesin bilmiyor musunuz verdiğiniz ilaçların ne yaptığını?

X: Tam değil.

Peki nasıl çalıştığını bilmediğiniz ilacı neden hastalara veriyorsunuz?

X: Çünkü iyi geldiğini söylüyorlar.

Sadece bu mu?

X: Sadece o değil ama ilaçlarımızın büyük kısmı mekanizmalarından çok işe yarayıp yaramadıklarına göre pratiğimizde varlar.

Ama mekanizmayı da az çok biliyorsunuz?

X: Az diyelim. Çok değil.

Şaşırdım.

X: Neden?

O kadar çok yazılıyor ki bu ilaçlar.

X: İşe yaradıkları için. Mekanizmaya çok takılma. Anestezi ilaçlarının çoğunun da mekanizması bilinmiyor ama onlar olmasa ameliyatlar yapılamazdı. Düşün.

Peki. O halde, akıl sağlığında işe yarayan ilaç ne demek onu konuşalım.

X: Konuşalım.

Nasıl belirliyorsunuz işe yaradığı, örneğin, depresyonu düzelttiğini, sadece hastaya mı soruyorsunuz?

X: Hem hastaya hem yakınlarına sorarız. Depresyondaki insan dışardan belli olur.

Ya rol yapıyorsa.

X: O da mümkün tabii. İyi rol yapıyorsa anlayamayabiliriz. Ama o zaman rol yapması için bir nedeni olup olmadığını soruştururuz.

Diyelim ki nedeni var.

X: Şüphelenirsek, uzun süre rol yapamaz, ele verir kendini.

Verir mi?

X: Verir, akıl hastalığı rolü yapmak tahmin edildiğinden çok zordur. Ben psikiyatrist olarak bile bir çok şeyin rolünü yapamam. Meslektaşlarım yakalarlar. Ama yakalayamayabiliriz de. Mümkün.

Depresif kişi nasıl anlaşılır?

X: Sürekli mutsuz görünür, sürekli derken, birkaç haftadan bahsederiz, keyif aldığı şeyleri artık yapmamaya başlar, içine kapanır, uykusu bozulur, iştahı, yemek rutinleri değişebilir, işindeki evindeki bir çok kişi bütün bunları fark eder.

Mutsuzluk ile aynı şey değil mi bu?

X: Hayır.

Aynen mutsuz bir insanı tarif ettin ama.

X: Evet, depresyondaki insan mutsuzdur. Ama her mutsuz tıbbi olarak depresyonda demek değildir.

Biraz açar mısın?

X: Şöyle, mutsuz insan sadece mutsuzdur, depresif kişide mutsuzluktan fazlası vardır. Mutsuzluk depresyonun bir sonucudur, ya da yan ürünüdür diyelim. Mutsuzluk süregelen bir hale gelirse depresyon dediğimiz duruma dönüşebilir ama.

Anladım. Peki depresyonda sorun beyinde nerededir? Kimyasal mı bu iş?

X: Sorunun tam olarak nerede olduğunu bilmiyoruz. Depresyonu kişinin davranışlarında tarif ediyoruz. Ama o davranışları sergileyen bir kişinin beyninde olup biten konusunda fikirlerimiz var.

Neymiş o fikirler?

X: Diyelim ki bazı bölgelerde Serotonin, Norepinefrin ya da Dopamin eksik. Bunları artıran ilaçlar verince iş düzelebiliyor.

SSRI dediğiniz ilaçlar mı? Prozac falan?

X: Evet.

Peki neden azalıyor bunlar?

X: O kısmı çok etmenli gibi görünüyor. Şöyle desek; kimi araba fabrikadan çıkışta arızalıdır, karlı bir günü bekler bozulmak için, kimisi  fabrikadan sağlam çıkmıştır, kara dayanacak tipte bir araba değildir, o da bozulur. Kimisinin de sürücüsünde iş yoktur, sorun ne kardadır, ne de arabada. Ama neden ne olursa olsun, araba aynı şekilde bozulmuştur diyelim.

Güzel! Serotonin verince çalışıyor demek ki.  O zaman hep Serotonin verin Dopamin verin herkes mutlu olsun. Niye herkese vermiyorsunuz bu ilaçları.

X: Bunlar eksik değilse, verilen ilaç bir işe yaramıyor. Şimdilik o kadar biliyoruz.

Nasıl? Kokaini alan herkes mutlu oluyor ama? Öyle değil mi? Kokain de bunları artırmıyor mu?

X: Evet.  Ama bir kaç saat, sonra mutsuzluk başlıyor.

Bitiyor mu bunlar?

X: Biter tabii, bitince yeniden üretilmesi gerekir. Banka soyuyorsun. Öyle düşün.

O zaman bir ilaç yapın bunları hiç bitmesin ya da bunlardan yapın herkes alsın?

X: Sahte para basalım diyorsun.

Sonucunda mutluluk varsa basın, ne var.

X: Birincisi normal beynin sahte paraya ihtiyacı yok. İkincisi biyoteknoloji bu düzeyde değil. Dahası, beyni bu maddelerle söylediğin düzeyde kontrol edecek kadar anlamış değiliz, hatta o noktadan çok uzaktayız halen.

Diyelim ki o noktaya geldiniz, ilaçlarla sürekli bir mutluluk sağlanabilir mi?

X: Mutluluk ile ne kastettiğimize göre değişir.

Hep neşeli olma hali desek?

X: Neşesizliğin olmadığı bir yerde sürekli neşenin anlamı olacak mı peki? O zaman da az neşeli ile çok neşeli ayrımı yapacağız, gene mutsuzluktan şikayet eden çıkmayacak mı?

Onu o zaman düşünürüz. Siz hele herkesi bir mutlu edin de.

X: Bence insanların mutlu olmakla ilgili bir sorunu yok. Normal insan beyni mutludur zaten.

Öyle mi diyorsun…

X: Mutlu olmak diye aranan durum, aslında yaşamın bir yan ürünüdür. Hedeflenebilecek bir şey değildir. Yaşamla meşgul insan mutludur. Nazım’ın sincabı gibi mutlusundur.

İnsan bunu kendine soruyor ama.

X: Bence yanlış yapıyor. İnsanların aklına sokulan mutluluk aslında yapay bir şey ve aslında yaşamın kendi akışına uygun değil.

Ya depresyondaysa peki sincap?

X: O zaman hastadır diyoruz zaten, depresif sendromun normal olmadığını biliyoruz, bir durumdur, kalp yetmezliği gibi. Yeten kalp ile yetmeyen kalp aynı şey değil. Ama sürekli ben yetiyor muyum diye soran kalp de normal değildir. Normal kalp ben yeterli miyim diye sormaz zaten.

Sorgulamayanlar mı mutludur peki?

X: Yaşamın doğal seyrinde mutlu diyebileceklerin mutlu olup olmadıklarını sorgulamayanlardır.

Sorgulamak doğru değil diyorsun?

X: Doğru ya da yanlış demiyorum. Doğal değil, yapay diyorum.

Mutlu muyum diye sorgulayan mutlu mudur peki?

X: Bence değildir. Mutluysa niye sorgulasın. Mutlu olan insan mutlu olmakla meşgul olan insandır.

Mutluluk yaşamın kendisi midir o halde? Çok sıkıntılı acılı hayatlar da var. Onlar mutlu mu?

X: Bu söylediğin zaten aranan şeyin anlamsızlığını ve yapaylığını ortaya koyuyor. Hayat mücadele demektir. Hayatla mücadele ederken kazanana da mutlu denir. Mutlu buna denmesi gerekir. Acı çekmeyene değil.

Hayat mücadelesini kazanan kimdir öyleyse?

X: Ne kadar ömrü varsa o kadar yaşayıp toprağa geri dönendir.

O halde depresyondaki insanı tedavi etmeyin?

X: Depresyondaki insan depresyon nedeniyle hayatını doğal seyrinde yaşayamaz. En azından bilimsel veriler bireyin normal olmayan bir durum içine girdiğini işaret ediyor. O nedenle tedavi edilmesi gerekir. Kalp yetmezliği gibi.

Normal mücadele sırasındaki sıkıntı depresyon değildir o halde?

X: Değildir. Depresyon riskini artırır belki ama kendi başına sadece sıkıntıdır o.

Herkes depresyona girer mi?

X: İnsanların büyük çoğunluğu büyük sıkıntılara acılara rağmen tıbbi anlamda depresyona girmezler.

Mutlulukla ilgili biraz daha düşünelim.

X: Düşünelim…

 

Ulaş M. Çamsarı – Rochester Minnesota, ABD – 15 Mart 2018.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Leave a Comment

Your email address will not be published.