Psikoterapi nedir? – Bir Deneme

Psikoterapi, temel olarak, psikiyatri pratiÄŸinde kullanılan tedaviye  yardımcı davranış  deÄŸiÅŸikliÄŸi için gerekli olan yöntemlerin tümüne denir. Psikoterapi, “terapi” , yani tedavi, sözcüğünü içinde barındırır. Ancak bu isimlendirme çok yanlıştır ve tarihsel olarak bu ÅŸekilde yerleÅŸmiÅŸtir. Psikoterapi kelimesinin içinde “tedavi” geçmesine raÄŸmen, tıpta “tedavi” olarak bahsedilen kavramla ilgisi yoktur.

Tıpta “tedavi” nedir?

Tıpta tedavi, tarihsel ve geleneksel olarak iki şekilde olur : dahili tedaviler (ilaç), cerrahi tedaviler (ameliyat). Tıbbın tüm branşları bu iki yöntemden ya birini, ya da diğerini, ve yahut her ikisini birden kullanır. Dahili branşlar genellikle dahili yöntemleri (ilaç), cerrahi branşlar genellikle cerrahi yöntemleri tedavi amacıyla kullanırlar. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle bir çok dahili branşın invaziv (girişimsel) becerileri artmış ve cerrahi benzeri müdahelelere yeltenir hale gelmişlerdir. Cerrahi branşlar ise teknolojinin yardımıyla mevcut becerilerini çok daha artırmışlardır. Tıptaki tüm branşlar (cerrahi ve dahiliye, veya bunların karışımı branşlar) bahsettiğimiz iki temel felsefe ile ilgilendikleri hastalıkları tedavi etmeye çalışırlar. Psikiyatri de ağırlıklı olarak dahili ama yer yer cerrahi yöntemler kullanır (Derin Beyin Stimulasyonu, Vagus Sinir Stimulasyonu gibi)

Psikoterapi tıbbi yaklaşımın neresindedir?

Psikoterapi temel olarak ne cerrahi ne de dahili bir tedavi yaklaşımıdır. Psikoterapi diye adlandırılan yöntem, bir hekimin ya da eÄŸitimli bir davranış bilimcisinin hastayla” konuÅŸmasından” ve onu dinlemesinden  ibaret bir yöntemdir. Bu konuÅŸma hastanın hedeflenen herhangi bir konuda “düşünmesini” saÄŸlamak, istenilen doÄŸrultuda hastanın “davranışının deÄŸiÅŸtirilmesi için” hastayla konuÅŸarak “ikna” edebilmekten ibaret bir yöntem ve yöntem çeÅŸitlerinin tümüne verilen isimdir. Psikoterapi ile hiçbir “psikiyatrik hastalık” tedavi edilemez. KonuÅŸarak beyin ameliyatı yapılamayacağı gibi, kan ÅŸekeri düzenlenemeyeceÄŸi gibi, kolesterol düşürülemeyeceÄŸi gibi, konuÅŸarak da hiçbir psikiyatrik “hastalık” tedavi edilemez. Bir kiÅŸinin karşısında konuÅŸarak o kiÅŸiyi ancak herhangi bir konuda davranış deÄŸiÅŸikliÄŸine “ikna” edebiliriz. Burada kullanılan “ikna” çok kapsamlı bir davranış müdahelesinden bahsedilerek kullanılmaktadır. KiÅŸinin “davranış” deÄŸiÅŸikliklerinin “hastalığın” tedavisinde faydalı olacağını düşünen psikiyatri hekimi kiÅŸiyi davranışçıya yönlendirerek (psikoterapist) kiÅŸinin davranışlarının deÄŸiÅŸtirilmesine yönelik bir giriÅŸim yapar.

Özünde, “ikna” edilmiÅŸ kiÅŸi, hastalığın tedavisine yardım edecek davranış deÄŸiÅŸikliÄŸine “razı” edilir. Bu yöntem psikiyatrideki bir çok hastalık için çok yardımcı ve çok gereklidir. O nedenle psikoterapi adı verilen davranış müdahelesi psikiyatrik hastalıkların tedavisinde çok önemli bir yere sahiptir.

Bir insanı, bir arabaya benzeterek kuracağımız benzetmede şu durum ortaya çıkacaktır. Arabanın markası (karakteristikler), arabanın üretim hatası (disease), arabanın sürücüsü (davranış), arabanın sürüldüğü yollar (hayat hikayesi).

Arabanın motoruna ne kadar iyi bakım yaparsak yapalım, sürücü kötü kullanırsa arabada sorunlar çıkacaktır. Sürücü kiÅŸinin seçtiÄŸi “motive” davranışlardır. SapasaÄŸlam bir arabayı yüksek devirde kullanan (örneÄŸin kokain bağımlılığı) bir kiÅŸi motoru kısa sürede eskitir. Burada sorun hastalık deÄŸil (arabanın üretim hatası deÄŸil), sürücünün kullanım hatasıdır (davranış bozukluÄŸu).

“Seçim unsuru” nedir?

Psikiyatrideki hastalıklar (üretim hataları, örneğin şizofreni) doğuştan gelir, ya da hasara bağlı olarak oluşur. Örneğin motoru fabrikadan çıkış hatası olan ve yüksek devirde kullanılmaya karşı duyarlı olan bir arabayı sürekli olarak yüksek devirde kullanarak bu arızanın ortaya çıkmasına yol vermek de esas olarak sürücü hatasından kaynaklanır. Örneğin alkol bağımlılığının ailesel taşındığında dair araştırmalar ve epidemiyolojik çalışmalar vardır. Peki alkol bağımlılığı hastalık mıdır? Değildir. Fabrika çıkışı olarak sürekli sola çeken bir arabayı doğru sürmek de mümkündür, dalgınlık yapıp kaza yapmak da mümkündür. Doğuştan bazı davranış sorunlarına yatkınlık elbette olabilir ama sorun iyi bir sürücü eğitimi ile engellenebiliyorsa (seçim unsuru = choice component) buna hastalık değil, davranış perspektifinden yaklaşılmalıdır. Bazen hastalık ve davranış perpektiflerinin birbirine çok karıştığı ve her iki durumun da soruna eşit derecede katkıda bulunduğunun zannedildiği dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi problemler vardır. Bu gibi sorunlarda , problemin ne kadarının fabrika çıkışı sorundan ne kadarının arabanın kötü sürülmesinden ve sürüldüğü yoldan kaynaklandığı konuları nedensellik çerçevesinde aydınlatılamayabilir. Bu gibi durumlarda psikiyatrik yaklaşım, hem arabanın bakımına, hem sürüş tekniklerine, hem de arabanın sürüldüğü yollar konusunda tavsiye ve kılavuzluk yapmaya doğru yönelir. Halen çok tartışılan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi bu tarz bir yaklaşımla tedavi edilmektedir.

Bir baÅŸka deyiÅŸle, psikoterapi diye tarif edilen yaklaşım, arabanın sürücüsüne sürüş teknikleri öğretmekten ibarettir. Bu da arabanın sürücüsünü özel bir konuya özünde “ikna” (persuasion) etmekten geçer. Ä°kna olan kiÅŸi sürüş tekniÄŸini deÄŸiÅŸtirebilir. KiÅŸiye sürüş tekniklerini öğretmek ve buna “ikna” edebilmek için çok deÄŸiÅŸik yöntemler vardır :

Kişiyi davranışları konusunda düşündürerek ikna etmeye çalışan tekniğe kognitif davranışsal tedavi (CBT)

Kişiyi ilişkileri konusunda düşündürerek ikna etmeye çalışan tekniğe kişilerarası psikoterapi (interpersonal psychotherapy)

Kişiyi grup içinde davranış değişikliklerine ikna etmeye çalışan tekniğe grup terapisi

Kişinin güçlü yönlerini (arabanın avantajlarını mesela) ona hatırlatarak ve bu yönlerin sorun çözümünde işe yarayabilecek davranış değişikliklerine yönelmesi için ikna etmeye çalışan tekniğe destek psikoterapisi (supportive psychotherapy)

denir.

Bu yöntemlerin henüz bahsedilmemiş bir tanesi hariç, hepsi bilimsel metotları takip ederek geliştirilmiştir ve bilimsel olarak kabul görürler.

Bir de psikanaliz ve modern haliyle “psikodinamik psikoterapi” vardır. Bu yöntemler bütününde de kiÅŸinin kendi içinde tutarlı kuralları olan ancak çoÄŸunlukla peÅŸin kabullere dayanan bir sisteme inanması saÄŸlanarak ve bu sistem tutarlılığı içinde kiÅŸiyi bir takım davranış deÄŸiÅŸiklerine ikna ederek tedaviye yardımcı katkı saÄŸlanabilir. Bu nedenle iÅŸe yaradığını dair bilimsel veriler vardır. Ancak bu yöntemin bilimsel olması için yeterli deÄŸildir, ÅŸayet kiÅŸinin davranışını tedavi yönünde deÄŸiÅŸtirebilecek her tür yöntem, istenen davranış deÄŸiÅŸikliÄŸini tamamladığı için nihayetinde baÅŸarılı sayılır ancak davranışı deÄŸiÅŸtiren her yöntem doktrinlerini bilimsel metotların bir ürünü olarak üretmiÅŸ sayılamaz . Freud ve takipçilerinin dogmalarından köken alan “psikanaliz ve psikodinamik psikoterapi” olarak adlandırılan yöntemlerin içerik olarak bilimselliÄŸi ya yoktur ya da çok azdır, peÅŸin kabullerinin kanıtlanması mümkün deÄŸildir. Bu baÄŸlamda en basitleÅŸtirilmiÅŸ haliyle  “ödipus kompleksi, anal dönem, oral dönem, bilinçaltı, bilinçdışı, süperego,ego, id” vb terminoloji kullanılarak psikoterapistin hastayı kanepeye yatırması, dinlemesi, analiz etmesi (psikanaliz) ÅŸeklindeki bir “psikoterapi” yöntemi günümüzde bilimsel olarak kabul edilen yöntemlerden biri  deÄŸildir. ABD’de bu tip eÄŸitim müfredatı Amerikan Psikiyatri ve Nöroloji Ãœst Kurulu tarafından akredite deÄŸildir ve psikiyatride bir ileri uzmanlık olarak geçerli sayılmaz.

Özetlersek, psikoterapi, adında “terapi (tedavi)” kelimesine geçmesine raÄŸmen bir geleneksel anlamda bir “tedavi” deÄŸildir. Psikoterapi herkesin anlayabileceÄŸi bir tanımla, bir kiÅŸinin karşısında konuÅŸmak, onu istenilen yöne doÄŸru davranış deÄŸiÅŸikliklerine “ikna” etmektir.  Psikiyatrik hastalıkların (ÅŸizofreni,bipolar hastalık gibi) çoÄŸunda psikoterapi kullanımı çok sınırlıdır. Davranış deÄŸiÅŸtirilmesinin gerekli olduÄŸu “davranış bozukluklarında” psikoterapi kullanılabilir, bunun da kararını psikiyatri hekimi verebilir.

Ruhsal hastalıkların ve sorunların ilk uÄŸrak yeri psikiyatri hekimi olmalıdır. Psikiyatri hekimi deÄŸerlendirmesi sonucunda psikiyatrik hastalık ve davranış bozuklukları kümelerini ayırmalı ve ne tip bir müdahele yapılması gerektiÄŸini tespit etmeli, hastalık için “arabaya bakım, yaÄŸ deÄŸiÅŸikliÄŸi, motor bakımı”, davranış bozukluÄŸu için “sürüş teknikleri, yol bilgisi, kılavuzluk” yapmalıdır. Davranış sorunlarında bu konuda eÄŸitimli davranış uzmanları , spesifik yöntemlerde uzmanlaÅŸmış psikologların müdahelesi ÅŸarttır.  Psikiyatri hekimleri de eÄŸitimlerinin bir parçası olarak psikoterapi konusunda yetkin olabilseler de davranış bilimlerinin erbabı ve uygulayıcısı psikoloji bilimini yapan özel eÄŸitimli kiÅŸilerdir. Ä°deal bir ruh saÄŸlığı yaklaşımı, hastalık tedavisi ve davranış “kılavuzluÄŸundan” ibarettir. Modern ruh saÄŸlığı hizmetleri günümüzde hekim yönetiminde hekim ve davranışçıların iÅŸbirliÄŸi ile çalıştığı bir modeli temsil eder.

 

Dr.Ulaş Mehmet Çamsarı

25 Eylül 2011 – Washington, DC, ABD

 

Leave a Comment

Your email address will not be published.

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.