Cinsel sapkınlıkların tedavisi mümkün müdür?

Türkiye’nin önde gelen sağlık gazetecilerinden Sayın Esra Öz’ün Cinsel sapkınlıkların tedavisini ele aldığı CNNTURK yazısında beni de konuk ettiği için kendisine teşekkür ederim. Yazıya yaptığım katkı  ve yazının bağlantısı aşağıdadır – UMÇ

Yazının tamamı : https://www.cnnturk.com/yazarlar/guncel/esra-oz/cocuklari-nasil-koruyabiliriz

 

Tıbben cinsel sapkınlıkların tedavisi çok zor

Amerika’da Mayo Clinic Bağımlılık Psikiyatrisi Bölümü Öğretim üyelerinden Dr. Ulaş Mehmet Çamsarı, konu ile ilgili şunları söyledi: “Cinsel sapkınlıklar aslen kompulsif davranış sorunları olduğundan tıbben tedavisi çok zor. İlaçlar etkili olabilir. Caydırıcı koşullar etkili olabilir. Kimyasal ve fiziksel kastrasyon gibi uygulamalar caydırıcılık değil, bunlar cezanın son noktasıdır. Bu kimyasal kastrasyon denilen yöntem ise, ilaç vererek kişinin cinsel isteğini azaltmak olabilir. Bunlar kullanılabilir, ancak fiziksel olarak yapılan kastrasyonun geri dönülmeyecek sonuçları olacaktır. Bunları tedavi yöntemi olarak düşünmemek gerekir, bunlar ancak ceza olarak düşülebilir.”

Önce yasal olarak gereği yapılmalı sonra tıbbi müdahale gerekir

Bu tür kişilerde davranış tedavisinin çok başarılı olmadığını dile getiren Çamsarı, “Suça neden olan cinsel sapkınlıklarda konu her ne kadar yasal olsa da elbette tedavi girişimleri öncelikle denenmesi gerekir. Konunun yasal ve tıbbi olarak iki ayrı şekilde düşünülmesi gerekiyor. Kriminal bir durum varsa bu bir suç meselesidir. Henüz suça yönelmemiş ise bu tip davranışlar tedavi girişimleri açısından bağımlılık sendromları ile benzer çerçevede ele alınabilir. Şöyle ki, bağımlılık sendromları da kompulsif sendromlardır ancak burada genellikle suç unsuru yoktur, kişi kendine zarar verir. Bazı özel durumlarda, madde etkisi altında araba kullanmak, başkasına veya topluma direk olarak zarar verme riski olan suç unsuru teşkil eden durumlarda zorla tedavi ettirmek için mahkemeye başvurulabiliyoruz. Mahkeme onları zorla tedavi ettirir.  Davranış tedavisine yollar, rehabilitasyona gönderir. Ancak cinsel sapkınlıklarda eğer suç unsuru var ise, suçu tekrar edebileceği için serbest bırakılmaları başkalarına risk oluşturacağı için kriminal süreç tıbbi sürecin önüne geçer ve örneğin hapishaneye girerler ve hapiste tedavi olabilirler. Altını yeniden çizmek istediğim, konuyu yasal ve tıbbi olarak ikiye ayırmamız gerekiyor. Önce yasal olarak gereği yapılmalı sonra tıbbi müdahale edilmesi gerekir. Başkasına risk oluşturuyorsa yasalar kişinin özgürlüğünü elinden alır ve bu da normaldir. Burada vurgulamak istediğim noktası cinsel sapkınlıklar her ne kadar tıbbi yönü olan bir durum olsa da, bu suçların işlenmesi kişiye, hastalığım var gibi bir çıkış yolu sağlamıyor. Tıbbi olarak bilimsel olarak kişiye böyle suçları ilettirmeyi haklı olarak gösterilebilir bir hastalık yoktur, davranış sapkınlığı halen yasal bir konudur.  “Bu adam hastadır, boşu boşuna hapishaneye atmayın, tedavisini yapalım.” gibi bir durumumuz yok. Çünkü beyinde organik olarak bir problem olduğuna dair bir kanıtımız yok. Bu tip yaklaşım davranışlarda tarif edilen birçok problemin büyük bir kısmı için de geçerlidir” diye konuştu.

 

 

Leave a Comment

Your email address will not be published.