Cleveland Clinic neden başarılı?

Türk Medikal Dergisi 2. sayısında (Nisan 2012) yayınlanan “En İyi Hastaneler” konu başlığı altında Cleveland Clinic Hastanesi ile ilgili olarak şahsımla yapılan röportaj için Dergi editörü Dr.Metin Aytekin’e teşekkür ederim - UMÇ

Derginin tamamına ulaşmak için : http://www.turkmed.org/sayi_2/index.html

 

1. Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Ulaş Mehmet Çamsarı : 1978 Ankara doğumluyum, 2002 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Mezuniyet sonrası 2 yıl kadar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Bölümünde nörofizyoloji alanında araştırma yaptıktan sonra 2004 yılında ABD’de Harvard Massachusetts General Hospital ve Children Hospital Boston Hastaneleri Psikiyatri Bölümleri’nde mezuniyet sonrası çalışmalar yaptım. 2006-2011 yılları arasında Cleveland Clinic ve Johns Hopkins Hastaneleri’nde Psikiyatri ihtisasımı tamamlayarak  Cleveland Clinic’den Psikiyatri Uzmanı olarak mezun oldum. 2011 yılından beri University of Maryland Hastanesi’nde Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi alanında üst ihtisas yapmaktayım, 2012-2013 akademik yılı içinde de Mayo Clinic Rochester’da Bağımlılık üst ihtisasına devam edeceğim.

2. Cleveland Clinic hastanesinin yönetim yapısından bahseder misiniz?

Ulaş Mehmet Çamsarı : Cleveland Clinic Hastanesi’nde 4 yıl asistan doktor olarak çalıştım. Bu süre içinde başlatılan ve tamamlanan enstitüleşme sürecini de yakından takip edebildim. Hastane’de “hasta odaklı” yaklaşım, araştırmadan, klinik hizmetlere, eğitimden hastanenin idari yönetimine kadar her türlü işleyişte kendini göstermektedir. Cleveland Clinic’deki enstitüleşme de hasta odaklı bir felsefe’den köken alan çok farklı bir modeldir. Cleveland Clinic,  Mayo Clinic ile beraber ABD’de en kaliteli sağlık hizmetlerini en ucuza mal eden iki lider sağlık sisteminden biridir.

3. Cleveland Clinic’in şu andaki durumunu Türkiye ve Dünya konumunda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ulaş Mehmet Çamsarı : Cleveland Clinic, 1400 yatağa yaklaşan mevcut kapasitesiyle ABD’de bir kampüste en çok yatak kapasitesi olan hastanelerden biridir, dünyadaki en büyük kalp hastanesini de içinde barındırmaktadır. Her yıl ABD’denin en seçkin hastaneleri listesinde sürekli olarak en tepelerde sıralanmaktadır. ABD’de değişik hastanelerde çalışma şansına erişmiş birisi olarak şunu söylemeliyim ki, Cleveland Clinic, ABD genel standartlarının da üzerinde bir hastanedir. Türkiye’deki ve dünyadaki diğer hastaneler ile kıyaslama yaparken bu noktaya dikkat edilmesi gerekir.

4. Sizce Cleveland Clinic hastanesinin başarısındaki en önemli etkenler nelerdir?

Ulaş Mehmet Çamsarı : Cleveland Clinic, ABD’de Mayo Clinic ile beraber entegre sağlık modelini en başarılı şekilde uygulayan sağlık kurumlarının başında gelmektedir. Başarısının bence çok fazla nedeni var. Bunlardan en önemlileri, geleneklere bağlı kalarak kurumsal kültüre sahip çıkılması, bütün bunların yanında, dünyanın her yerinden gelen çalışkan, istekli ve yetenekli hekimlere kapılarını açması ve onlara her türlü olanağı vermesidir. Hastanedeki eğitimim sırasında bu kurumsal kültürden çok etkilendim ve bu gibi kurumsal kültürün ABD’deki diğer hastanelerde de çalışma tecrübesine sahip birisi olarak bu düzeyde yerleşmiş olduğu kurumların sayısının az olduğuna inanıyorum.

5. Cleveland Clinic Hastanesi ayrica Tıp ögrencileri yetistiriyor mu?  Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Ulaş Mehmet Çamsarı : Hastanedeki asistanlığım süresi içinde Tıp Fakültesi’nin kuruluşunu ve ilk mezunlarını vermesi sürecini yaşadım, bu da benim için çok özel bir tesadüf oldu. Cleveland Clinic, Case Western Reserve Üniversitesi Tıp Fakültesi akademik ortaklığı ile kurmuş olduğu tıp fakültesi, öğrencilere tam burs sağlamaktadır, ve bir yıllık Master derecesini de içinde barındıran doktor-bilim adamı (physician-scientist) modelini benimsemiş ABD’de yaygın olan 4 yıllık tıp eğitiminin 1 yıl uzatıldığı 5 yıllık bir tıp fakültesidir. Bu özellikleri nedeniyle açılmasından bu yana çok hızlı bir şekilde ABD’de gözde bir tıp fakültesi haline gelmiş  mezunlarını, ABD’deki en iyi hastanelerde asistanlıklara yerleştirebilen bir konuma yükselmiştir.

6. Peki araştırma olanakları için ayrılmış bütçenin yüzdesi nedir ve yeterli görüyor musunuz?

Ulaş Mehmet Çamsarı : Kliniğin araştırma enstitüsü olan Lerner Research Institute, ABD’de NIH’den en fazla bütçe alan ilk 5 kurum arasındadır. Bu bağlamda, araştırmacılarını tam zamanlı olarak ayrı bir şemsiye altında enstitüleştiren bir kuruluş olarak Cleveland Clinic’in araştırmaya verdiği önem aşikardır. Hastanenin klinik hizmetleri çerçevesinde de gerek Lerner Araştırma Enstitüsü ile entegre gerek ondan bağımsız çok fazla klinik çalışma yapılmaktadır.

7.Klinik açıdan yaklaştığınızda Türkiye’deki hastaneler de değişmeli diye düşündüğünüz konular nelerdir?

Ulaş Mehmet Çamsarı : Klinik hizmetler açısından değerlendirildiğinde daha önce de altını çizdiğim üzere Cleveland Clinic’in standartları ABD standartlarının da üzerindedir. Bu nedenle Türkiye ile karşılaştırıldığında, standartları ve hizmet kalitesi dünyadaki ve Türkiye’deki bir çok hastaneden daha iyi seviyededir. Hasta merkezli klinik yaklaşımı, hasta ya da hizmet başına performans ücretlendirmesi uygulamadan tüm çalışanlarına sabit maaş vermesi ve bunu bir felsefe olarak savunması, asistan eğitimi sırasında maddi parametrelerden bağımsız olarak hasta için ne gerekiyorsa onun yapıldığı bir yaklaşımını benimsemesi Türkiye’deki sağlık sisteminin örnek alması gerektiği bazı üstünlüklerdir diye düşünüyorum.

8. Diğer Hastanelerden sizce Cleveland Clinic`i farklı kılan nedir?

Ulaş Mehmet Çamsarı : Yüksek kalitedeki sağlık hizmetlerinin düşük maliyete sunması, hasta odaklı yaklaşımdan vazgeçmeden, eğitim ve araştırmayı çok ileri seviyede götürebilmesi, belli tıbbi branşlardaki başarısını ve şöhretini diğer alanlarını de aynı seviyeye getirmek için kullanması, dünyanın her yerinden gelen hekimlere aynı çatıda ayrım yapmadan aynı olanakları sunması…

 

 

 

Leave a Comment

Your email address will not be published.