Psikiyatri özgür olabilir mi, seçenekler nelerdir?

 

30 yıla yakın bir süredir Johns Hopkins Hastanesi‘nde  asistan eğitiminde uygulanmakta olan “Psikiyatrik Perspektifler” denilen modelin dünyada yaygın bir şekilde kullanılan biyopsikososyal modelden temel farkı şudur : Beyinde organ patolojisi gösterilen problemlere “hastalık” olarak yaklaşmayı, organ patolojisi gösterilemeyen durumlara “davranış sendromları” olarak yaklaşmayı önermektedir.Bu yaklaşım aslında daha ötesinde başka bir farkı da dayatmaktadır :  Psikiyatri insan psikolojisi içinde (biyo-psiko-sosyal) kaybolarak sürekli kuram varsaymak yerine, tarif edilen semptom ve bulguları nesnel olarak gözlemleyip sorunlara çare aramalıdır.

Biyopsikososyal Model nedir ve sıkıntıları özetle nelerdir?

Biyopsikososyal model, insanın beyninden kaynaklanan tüm psikiyatrik sorunların, biyolojik, psikolojik ve de sosyal etyolojik faktörlerin katkısıyla oluştuğunu öne süren bir modeldir. Bu modele göre, psikiyatristler tüm sorunları bu 3 temel aks üzerinde tarif ederler. Her sorun biyolojik, psikolojik ve sosyaldir. Bu önerme şüphesiz doğrudur. Doğrudur, yalnız, karşımıza çıkan sorunların çözümünde pek işimize yaramamaktadır. Lakin bu yaklaşım, çoğu zaman insan beynine ait sorunların kökenlerini araştırırken “her sorunun kökeni insan beynindedir” demekten pek farklı olamamaktadır. Bir kardiyologun “her sorunumun kökeni kalptedir” demesinden pek farklı değildir. Sorunların kökenleri (nature) çoğu zaman hem biyo, hem psiko, hem de sosyaldir. Hangi sorunun neden kaynaklandiğını tespit ya da izole etmek, tespit etmenin ötesinde üzerinde fikir yürütmek bile psikiyatri pratiğinde mümkün olamamaktadır. Çünkü psikiyatrinin hemen hemen tüm sorunları “biyopsikososyal”dir. Hatta yaşayan tüm canlılar biyopsikososyaldir. Bu yaklaşım doğrudur,ama bir o kadar da “felsefi” dir ve  bir hekimin karşısına çıkan sorunlara çözüm ararken uygulama pratiğine yansıyamamaktadır.

Psikiyatrik Perspektifler yaklaşımının  biyopsikososyal modele temel üstünlüklerinden bazıları nelerdir?

  1. Psikiyatri içinde tıbbın geri kalanında yapılan klasik “hastalık” tarifi yapılabilir.Psikiyatri bu tarifi yaparak kendini topluma ve diğer branşlara daha iyi ifade edebilir.
  2. Psikiyatri, yaklaşım ile, DSM ve ICD gibi  kılavuzların branşı olmaktan kurtulabilir, onu uygulayan hekimlerin düşünerek “varsaymadan” , gördükleri her probleme ayrı bir “semptom listesi” üretmek zorundan kalmadan, sorunların ortak nedenlerini araştıran hekimler olmalarını sağlayabilir.
  3. Bu yaklaşım  ile, insan beyni 4 ayrı kameradan görülebilir ve bunlar toplumdaki herkese çok kolaylıkla anlatılabilir.
  4. Bu yaklaşım ile psikiyatri her gördüğünü açıklamak zorunda kalmayacaktır. Bu tarif ile psikiyatri deterministik bir şekilde sürekli kuram yaratmaya zorlanabilecek bir branş olmaktan kurtulacak, höristik bir şekilde sorun çözmeye odaklanabilecek bir branş olabilecektir.
  5. Bu yaklaşım, psikiyatrinin içinde bulunduğu “kılavuz branşı” olma durumunu bitirecek ve “konsept branşı” olma durumuna terfi ettirecektir.
  6. Bu yaklaşım ile psikiyatrinin halen kullanılmakta olan 100 yıllık varsayılmış veri bankaları uygulamadan kaçınılmaz olarak çıkarılabilecek ve dahası bu veribankalarındaki uygulanabilir fikirler rasyonel ve bilimsel uygulamalara dönüştürebilecektir.

Psikiyatrik Perspektiflerin insan beyni hakkında “objektif” veri toplayan 4 temel kamerası nelerdir?

  • Hastalık Kamerası – Organdaki Patolojisini gören kamera – Kişideki BOZUK PARÇA modeli  (Person HAS)
  • Davranış Kamerası – Organın son işlev çıktısını gören kamera – Kişinin NE YAPTIĞI modeli (Person DOES)
  • Boyutsal Kamera – Organın doğal özellikleri/varyantlarını gören kamera – Kişinin NE OLDUĞU modeli (Person IS)
  • Hayat hikayesi Kamerası – Organın yaşadığı sürece karşılaştıklarını gören kamera – Kişinin NELERLE KARŞILAŞTIĞI modeli (Person ENCOUNTERS)

Bu konsepti detaylarıyla izleyebileceğiniz bir saatlik bir videoyu konseptin fikir babalarından olan Prof. Dr. Paul McHugh’dan İngilizce dinleyebilirsiniz. TürkPsikiyatri Youtube Kanalında yayınlanmıştır.

Konuşmacı Hakkında :

Prof.Dr. Paul R. McHugh, Hopkins 1975-2001 yılları arasındaki psikiyatri bölüm başkanı…. Sinirbilimlerin en çok atıf alan makalesi olarak kabul edilen Folstein Mini Mental Durum Muayenesinin yaratıcılarından…Harvard Tıp Fakültesi mezunu, Harvard Massachussetts General Hospital’da nöroloji, İngiltere’de Maudsley’de Psikiyatri ihtisası yaptıktan sonra Johns Hopkins’e döner. Halen Hopkins Tıp Fakültesi’nde ders vermektedir.

Aşağıdaki sunumun slaytlarına da şu bağlantıdan ulaşılabilir : 

www.turkpsikiyatri.org/arsiv/perspectives-of-psychiatry-mchugh.pdf

İngilizce takip edebilecek tüm meslektaşlarıma şiddetle öneriyorum.

Dr Ulaş Mehmet Çamsarı
Erişkin Psikiyatrisi Uzmanı, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi Yandal Uzmanı
Mayo Clinic Psikiyatri Bölümü

26 Ağustos 2012, Perşembe – Rochester, Minnesota, ABD

xxx

Leave a Comment

Your email address will not be published.